Publication:
Diş Eti Fenotipi İle Diş ve Diş Etinin Klinik ve Morfometrik Parametreleri Arasındaki Etkileşim ve İlişkinin İncelenmesi

dc.contributor.advisorLütfioğlu, Müge
dc.contributor.authorYıldırım, Sude
dc.date.accessioned2025-12-13T08:48:31Z
dc.date.issued2023
dc.departmentDiş Hekimliği Fakültesi / Periodontoloji Ana Bilim Dalı
dc.description.abstractAmaç: Bu çalışmanın amacı belirlenen çoklu klinik ve morfometrik parametreler ile diş eti fenotipi arasında geçerli sayılabilecek bir etkileşiminin olup olmadığını değerlendirmektir. Materyal ve Metot: Çalışmada 50 bireyin üst/alt çene kesici, köpek, premolar, birinci molar dişlerinde plak indeksi (Pİ), gingival indeks (Gİ), sondalamada kanama indeksi (SKİ), cep derinliği (CD), diş eti oluğu tabanından başlanarak 1mm apikale inerek A,B,C noktaları ile üç farklı seviyeden diş eti kalınlığı (DK), keratinize diş eti genişliği (KDG), papil uzunluğu (PU); çalışma modellerinde ise kron genişliği (KG), kron uzunluğu (KU), gingival açı (GA) değerleri ölçüldü. Tüm verilerin istatiksel analizi yapıldı. Bulgular: Ortalama DK değerleri ile A ve B noktalarının DK değerleri arasında Kappa analizinde iyi düzeyde uyum, C noktasının DK değerleri ile arasında ise orta düzeyde uyum bulundu (p<0,001). CD ile SKİ, KDG, KG, GA, DK arasında pozitif; KDG ile KG, DK, GA arasında pozitif; GA ile KG, DK arasında pozitif; PU ile KU arasında pozitif, KU ile CD, KDG, GA, DK arasında negatif; PU ile GA, DK arasında negatif korelasyonlar bulundu (p<0.05). A noktası DK'sına göre yapılan analizlerde DK ile Pİ, KDG arasında pozitif, KU ve Gİ arasında negatif korelasyon (p<0,05); regresyon analiziyle ise kadınlarda daha ince (OR:4,199 kat) DK, maksilla sağ posterior bölgenin en kalın DK'ya sahip olduğu bulunmuştur (p<0.05). Ortalama DK'ya göre yapılan sınıflandırmanın esas alındığı analizlerde ise DK ile Pİ, KDG, GA arasında pozitif, KU arasında negatif korelasyonlar(p<0,05); regresyon analiziyle ise kadınlarda daha ince DK(OR:1,968 kat), maksilla posterior bölgenin diğer bölgelere göre kalın DK'ya sahip olduğu bulundu (p<0,05). DK ile KG/KU ve Gİ arasında herhangi bir korelasyon bulunamadı. Sonuç: Dental ark bölgeleri ve Ramfjord dişlerindeki DK farklılıkları, fenotip belirlemede sadece maksiller anterior dişlerin incelenmesinin yetersiz olabileceği belirlendi. DK ile KG/KU arasında doğrudan bir korelasyon bulunamadı ancak DK ve kron morfolojisini ilişkilendiren pozitif ve negatif korelasyonlar bulundu. Fenotip belirlemede farklı seviyelerden yapılan ölçümlerin birbiriyle uyumlu olduğu ancak çok küçük ölçümlerle belirlenen DK'nın detaylı değerlendirilmesi için üç nokta ölçümünün kullanımının önemli olduğu düşünülmektedir.
dc.description.abstractObjective: This study aims to assess whether there is a valid correlation between the identified multiple clinical and morphometric parameters and the gingival phenotype. Materials and Methods:Plaque index (PI), gingival index (GI), probing bleeding index (PBI), pocket depth (PD), gingival thickness (GT) at three different levels-A,B and C points, keratinized gingival width (KGW), and papilla length (PL) were measured in the incisors, canines, premolars, and first molars of 50 individuals in both the upper and lower jaws. In addition, crown width (CW), crown length (CL), and gingival angle (GA) values were measured in study models. Statistical analysis of the data was performed. Results: The Kappa analysis showed a high level of agreement between the average GT and GT at points A and B, while there was a moderate level of agreement with GT at point C (p<0.001). Positive correlations were observed between CD and PBI, KDG, KG, GA, and GT (p<0.05); between KDG and KG,GT,GA (p<0.05); between GA and KG, GT (p<0.05); between PL and KU (p<0.05). Negative correlations were found between KU and CD, KDG, GA, GT (p<0.05); and between PL and GA (p<0.05). In the analysis based on point A GT, positive correlations were observed between GT and PI, KDG, and negative correlations between KU and GI (p<0.05). Regression analysis revealed that females had thinner GT (OR:4.199) and the maxillary right posterior region had the thickest GT (p<0.05). In the classification based on average GT, positive correlations were found between GT and PI, KDG, GA, and negative correlations with KU (p<0.05). Regression analysis indicated that females had thinner GT (OR:1.968) and the maxillary posterior region had thicker GT compared to other regions (p< 0.05). No relationship was found between GT and KG/KU, GI, and age. Conclusion: Differences in GT between dental arch regions and Ramfjord teeth indicated that examining only maxillary anterior teeth may be insufficient for phenotype determination. Although a direct relationship between GT and KG/KU could not be found, positive and negative correlations were observed between GT and crown morphology. It is considered that measurements taken at different levels are consistent with each other in phenotype determination, but the use of three-point measurements is important for the detailed evaluation of GT, which is determined with very small measurements.en_US
dc.identifier.endpage124
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=1pwTzRXnomYf6jwqVORfUbG4tqHhSLwYbzOKVfQpNqotLNi6MPa3exa5BiySH_vr
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12712/48630
dc.identifier.yoktezid873977
dc.relation.publicationcategoryTezen_US
dc.subjectDiş Hekimliği
dc.subjectDentistryen_US
dc.titleDiş Eti Fenotipi İle Diş ve Diş Etinin Klinik ve Morfometrik Parametreleri Arasındaki Etkileşim ve İlişkinin İncelenmesi
dc.titleAssessment of the Correlation and Relationship Between the Gingival Phenotype and the Clinical and Morphometric Parameters of the Teeth and Gingivaen_US
dc.typeSpecialist Thesisen_US
dspace.entity.typePublication

Files