Publication:
Kıyı Alanlarında Yaşanan Mülkiyet Sorunlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Doğrultusunda İncelenmesi

dc.contributor.advisorSesli, Faik Ahmet
dc.contributor.authorAlğan, Kadir
dc.date.accessioned2020-07-21T21:35:06Z
dc.date.available2020-07-21T21:35:06Z
dc.date.issued2018
dc.departmentOMÜ, Fen Bilimleri Enstitüsü, Harita Mühendisliği Anabilim Dalıen_US
dc.departmentFen Bilimleri Enstitüsü / Harita Mühendisliği Ana Bilim Dalı
dc.descriptionTez (yüksek lisans) -- Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 2018en_US
dc.descriptionLibra Kayıt No: 122968en_US
dc.description.abstractTürkiye'nin adalar dâhil 8333 km kıyısı bulunmaktadır ve Türkiye'de kıyılar her zaman cazibe alanları olmuşlardır. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 43. maddesinde kıyıların, Devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğu, bu yerlerden yararlanmada kamu yararı gözetilmesi gerektiği belirtilmiştir. Medeni Kanun ve Kadastro Kanunu'na göre de kıyılarda özel mülkiyet söz konusu olamaz. Kıyı alanlarının önemine istinaden kıyı çizgisi ve kıyı kenar çizgisi kavramları da önem arz etmektedir. Uygulamada kıyı kenar çizgisi belirleme konusunda birçok problemle karşılaşılmıştır. Bu problemlerin birçok sebebi vardır ve gerek mevzuat yetersizliği gerek yapılan yanlış uygulamalar sebebiyle birçok vatandaş mağduriyet yaşamıştır. Kıyı kenar çizgisi içerisinde kalan alanların tapuları yasa gereği iptal edilmiştir. Taşınmaz malikleri de mülkiyet hakkının ihlal edildiğini iddia ederek hukuki yöntemlere başvurmuşlardır. İç hukuk yollarını tüketen ve bir sonuç alamayan taşınmaz maliki, konuyu Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi(AİHM)'ne taşımıştır. AİHM'nin konuyla ilgili verdiği kararlara bakıldığında da, genel olarak tapu iptali kararlarının bir bedel ya da tazminat ödenmeden verilmesini Ek 1 No'lu Protokol'ün 1. Maddesinin ihlali olarak kabul ettiği görülmektedir. Bu çalışmada konuyla ilgili verilen kararlar ayrıntılarıyla incelenmiştir. İncelenen 46 kararda taşınmaz değeri ile hükmedilen tazminat değeri oranlaması yapılmıştır. Bütün kararların oranlamasının genel ortalaması alındığında da %76 oranıyla karşılaşılmıştır. Bu oran, kıyıda kalan mülkiyetlerin tapusunun iptali konusunda yapılması gereken düzenlemeler ve uygulamalar için önem arz etmektedir. Her ne kadar mevzuatta düzenlemeler yapılsa da bunların yeterli olmadığı görülmektedir. Konuyla ilgili mevzuatta etkili düzenlemeler yapılmalı ve uygulamada aksaklıklar yaşanmasına müsaade edilmemelidir. Böylece vatandaşın en temel haklarından biri olan mülkiyet hakkı korunmalı ve kamu yararı gözetilmelidir.
dc.description.abstractTurkey has 8,333 km of coastline, including the islands. Coastal areas in Turkey have always been charming to the people. According to Article 43 of the Constitution of the Republic of Turkey, the coasts are under the control of the State and it is stated that the public interest should be considered in utilizing services on this areas. According to the Civil Code and Cadastre Law, private property is not possible on the coastal areas. The concepts of shoreline and shoreline are also important for the importance of coastal areas. In terms of importance of coastal areas, coastline and shore borderline concepts are also important. In practice, many problems have been encountered in determining the shore borderline. There are many reasons for these problems and many citizens suffer victimization due to lack of law or wrong practices. The land title of the areas within the shoreline has been canceled due to law. Owners of the properties in the coastal areas have applied to legal methods claiming that the right of ownership is violated. The owner property, which consumed domestic remedies and did not produce a result, carried the matter to the European Court of Human Rights (ECHR). In view of the ECtHR rulings on the matter, it appears that in general, the decision to cancel title deeds without payment of a price or compensation is considered as a violation of Article 1 of Protocol No. 1. In this study, the decisions about the subject were examined in detail. 46 decisions about the subject examined and price-compensation ratios were calculated for each decision. Overall average of all decisions was 76%. This rate is important for the regulations and practices that need to be taken in the cancellation of the title deed of coastal property. Although regulations have been made in the legislation, it seems that these are not enough. Effective arrangements should be made in the relevant legislation and it is not permissible to experience disruptions in practice. Thus, while the ownership right, which is one of the most fundamental rights of the citizen, is protected, public benefit can be provided.en_US
dc.formatVIII, 69 y. : tablo. , şekil. ; 30 sm.en_US
dc.identifier.endpage81
dc.identifier.urihttps://tez.yok.gov.tr/UlusalTezMerkezi/TezGoster?key=MzP7PYssFqdb3WIjlroAkROe3unT_7Ly8Y0qk4Sch48Nxuy30MmxWSjkL_RLXQdg
dc.identifier.urihttp://libra.omu.edu.tr/tezler/122968.pdf
dc.identifier.yoktezid501616
dc.language.isotren_US
dc.language.isotr
dc.publisherOndokuz Mayıs Üniversitesi, Fen Bilimleri Enstitüsüen_US
dc.relation.publicationcategoryTezen_US]
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.subjectGeodesy and Photogrammetryen_US
dc.subjectJeodezi ve Fotogrametri
dc.subject.otherTEZ YÜK LİS A394k 2018en_US
dc.titleKıyı Alanlarında Yaşanan Mülkiyet Sorunlarının Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi Kararları Doğrultusunda İncelenmesi
dc.titleInvestigation of Property Problems in Coastal Areas in Line with European Court of Human Rights Decisionsen_US
dc.typeMaster Thesisen_US
dspace.entity.typePublication

Files