Publication: Çağdaş Türk Resminde Çizgi
Loading...
Date
Authors
Journal Title
Journal ISSN
Volume Title
Abstract
-78 ÖZET 1950'den bu yana Türkiye'nin dışa açılma, endüstrileşme ve sanayileşme çabalarını arttırması, Türk resminde dışa açılma süreç lerini de artırmıştır. 1960'lı yıllarda, dış ülkelere gönderilen Türk ressamlarının Türkiye'de açmış oldukları sergilerin yankılan, yine bu dönemde tar tışma konusu yapılmıştı. Bizde batılı anlamda resim sanatı, yeni yeni tanındığı dönemlerde batı sanatıyla bütünleşmekteydi. Bu bütünleş menin hangi açılardan incelenmesi gerektiği konusu gündeme gel miştir. Türk resminin kendi içine ve çevresine yönelik sorunları, dar bir çevrenin dışına taşınlmış, genel kültür yaşam içinde resmin yerini sağlam temellere oturtacak önlemler üzerinde daha yoğun bir şekilde durulmuştu. 1950'den bu yana, sosya-ekonomik yapının liberalleşmesi ça balarına paralel olarak sanatsal davranışlar ve üslup değerlerinin bi reysel özellikler kazanması, resimsel temaların seçiminde sanatçıların iç dünyalarını ve kişisel yaşantılarına ilişkin gerçekleri ön plana taşı- malanyla kişisel yorumlan da belirmeye başlamıştır. Batıdaki sanat çısının kendi toplumu ve sanat içerisindeki işlevi fark edilmeye baş lanmıştır. Bu sanatçılardan bazılan kendi toplumlann kültürel yapısına yönelirken; (örf, adet, gelenek, görenek gibi) biçimsel ve içeriksel ara yışlara girmiştir. Bir kısımda yeni bir yorumun oluşmasını düşüne rek; yeni düşünce yaşamanın, yeni oluşumlann peşine düşmüş. Bu çalışmalar esnasında ifadenin sade, estetik, grafiksel, duy gusal etkilerini; çizgi ağırlıklı vermeye çalışan sanatçılanmızı seçerek, Türk resmine getirdikleri çizgisel yorumu ortaya çıkarmayı amaç ladık. Çizgiyi 'sözsel' iletişim dışında plastik sanatlarda aktif bir şe kilde kullanırken; dışavurumcu anlatımda 'ifade şekli olarak seçtik lerini araştırdık. Bu incelemelerin sonucunda sanatçının; doğadan aldığı izle nimlerini kendi iç dünyasında oluşturduğu düşünce yoğunluğunu ifade ederken, çizginin ne kadar karakteristik bir yorum olduğunu-79 gördük. Türk resminin çağdaşlaşma yolunda ki, hızlı gelişim sürecinde çizginin, 'Çağdaş Türk Resim Sanatındaki' büyük önemini ön plana çıkarmaya çalıştık. Böyle bir inceleme ve sınıflandırma yaparken, çizginin insan yaşımının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve insanın ya ratıcılık yönünden ortaya çıktığı her alanda çizginin de ön planda olduğu hatırlatılmaya ve kanıtlanmaya çalışılmıştır.. Ve son olarak da, çağdaş Türk Ressamlarının, Türk resminde getirdikleri bu çizgisel yorumun dışında; çizginin benim resim anla yışımda ki, yerini vurgulamaya çalıştım. Çalışmalarımda görülen leke, figür ilişkisindeki çizgisel yoru munu anlatarak, çizginin benim içinde önemli bir ifade aracı oldu ğunu kanıtlamak istedim. Figüratif ve soyut eğilimler içerisinde, üs lup çalışmalarımdafafklflâşâhçizgiyi. yeni boyutlara yönelterek çalış malarımı geliştirme çabası içerisindeyim.
-78 ÖZET 1950'den bu yana Türkiye'nin dışa açılma, endüstrileşme ve sanayileşme çabalarını arttırması, Türk resminde dışa açılma süreç lerini de artırmıştır. 1960'lı yıllarda, dış ülkelere gönderilen Türk ressamlarının Türkiye'de açmış oldukları sergilerin yankılan, yine bu dönemde tar tışma konusu yapılmıştı. Bizde batılı anlamda resim sanatı, yeni yeni tanındığı dönemlerde batı sanatıyla bütünleşmekteydi. Bu bütünleş menin hangi açılardan incelenmesi gerektiği konusu gündeme gel miştir. Türk resminin kendi içine ve çevresine yönelik sorunları, dar bir çevrenin dışına taşınlmış, genel kültür yaşam içinde resmin yerini sağlam temellere oturtacak önlemler üzerinde daha yoğun bir şekilde durulmuştu. 1950'den bu yana, sosya-ekonomik yapının liberalleşmesi ça balarına paralel olarak sanatsal davranışlar ve üslup değerlerinin bi reysel özellikler kazanması, resimsel temaların seçiminde sanatçıların iç dünyalarını ve kişisel yaşantılarına ilişkin gerçekleri ön plana taşı- malanyla kişisel yorumlan da belirmeye başlamıştır. Batıdaki sanat çısının kendi toplumu ve sanat içerisindeki işlevi fark edilmeye baş lanmıştır. Bu sanatçılardan bazılan kendi toplumlann kültürel yapısına yönelirken; (örf, adet, gelenek, görenek gibi) biçimsel ve içeriksel ara yışlara girmiştir. Bir kısımda yeni bir yorumun oluşmasını düşüne rek; yeni düşünce yaşamanın, yeni oluşumlann peşine düşmüş. Bu çalışmalar esnasında ifadenin sade, estetik, grafiksel, duy gusal etkilerini; çizgi ağırlıklı vermeye çalışan sanatçılanmızı seçerek, Türk resmine getirdikleri çizgisel yorumu ortaya çıkarmayı amaç ladık. Çizgiyi 'sözsel' iletişim dışında plastik sanatlarda aktif bir şe kilde kullanırken; dışavurumcu anlatımda 'ifade şekli olarak seçtik lerini araştırdık. Bu incelemelerin sonucunda sanatçının; doğadan aldığı izle nimlerini kendi iç dünyasında oluşturduğu düşünce yoğunluğunu ifade ederken, çizginin ne kadar karakteristik bir yorum olduğunu-79 gördük. Türk resminin çağdaşlaşma yolunda ki, hızlı gelişim sürecinde çizginin, 'Çağdaş Türk Resim Sanatındaki' büyük önemini ön plana çıkarmaya çalıştık. Böyle bir inceleme ve sınıflandırma yaparken, çizginin insan yaşımının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve insanın ya ratıcılık yönünden ortaya çıktığı her alanda çizginin de ön planda olduğu hatırlatılmaya ve kanıtlanmaya çalışılmıştır.. Ve son olarak da, çağdaş Türk Ressamlarının, Türk resminde getirdikleri bu çizgisel yorumun dışında; çizginin benim resim anla yışımda ki, yerini vurgulamaya çalıştım. Çalışmalarımda görülen leke, figür ilişkisindeki çizgisel yoru munu anlatarak, çizginin benim içinde önemli bir ifade aracı oldu ğunu kanıtlamak istedim. Figüratif ve soyut eğilimler içerisinde, üs lup çalışmalarımdafafklflâşâhçizgiyi. yeni boyutlara yönelterek çalış malarımı geliştirme çabası içerisindeyim.
-78 ÖZET 1950'den bu yana Türkiye'nin dışa açılma, endüstrileşme ve sanayileşme çabalarını arttırması, Türk resminde dışa açılma süreç lerini de artırmıştır. 1960'lı yıllarda, dış ülkelere gönderilen Türk ressamlarının Türkiye'de açmış oldukları sergilerin yankılan, yine bu dönemde tar tışma konusu yapılmıştı. Bizde batılı anlamda resim sanatı, yeni yeni tanındığı dönemlerde batı sanatıyla bütünleşmekteydi. Bu bütünleş menin hangi açılardan incelenmesi gerektiği konusu gündeme gel miştir. Türk resminin kendi içine ve çevresine yönelik sorunları, dar bir çevrenin dışına taşınlmış, genel kültür yaşam içinde resmin yerini sağlam temellere oturtacak önlemler üzerinde daha yoğun bir şekilde durulmuştu. 1950'den bu yana, sosya-ekonomik yapının liberalleşmesi ça balarına paralel olarak sanatsal davranışlar ve üslup değerlerinin bi reysel özellikler kazanması, resimsel temaların seçiminde sanatçıların iç dünyalarını ve kişisel yaşantılarına ilişkin gerçekleri ön plana taşı- malanyla kişisel yorumlan da belirmeye başlamıştır. Batıdaki sanat çısının kendi toplumu ve sanat içerisindeki işlevi fark edilmeye baş lanmıştır. Bu sanatçılardan bazılan kendi toplumlann kültürel yapısına yönelirken; (örf, adet, gelenek, görenek gibi) biçimsel ve içeriksel ara yışlara girmiştir. Bir kısımda yeni bir yorumun oluşmasını düşüne rek; yeni düşünce yaşamanın, yeni oluşumlann peşine düşmüş. Bu çalışmalar esnasında ifadenin sade, estetik, grafiksel, duy gusal etkilerini; çizgi ağırlıklı vermeye çalışan sanatçılanmızı seçerek, Türk resmine getirdikleri çizgisel yorumu ortaya çıkarmayı amaç ladık. Çizgiyi 'sözsel' iletişim dışında plastik sanatlarda aktif bir şe kilde kullanırken; dışavurumcu anlatımda 'ifade şekli olarak seçtik lerini araştırdık. Bu incelemelerin sonucunda sanatçının; doğadan aldığı izle nimlerini kendi iç dünyasında oluşturduğu düşünce yoğunluğunu ifade ederken, çizginin ne kadar karakteristik bir yorum olduğunu-79 gördük. Türk resminin çağdaşlaşma yolunda ki, hızlı gelişim sürecinde çizginin, 'Çağdaş Türk Resim Sanatındaki' büyük önemini ön plana çıkarmaya çalıştık. Böyle bir inceleme ve sınıflandırma yaparken, çizginin insan yaşımının ayrılmaz bir parçası olduğunu ve insanın ya ratıcılık yönünden ortaya çıktığı her alanda çizginin de ön planda olduğu hatırlatılmaya ve kanıtlanmaya çalışılmıştır.. Ve son olarak da, çağdaş Türk Ressamlarının, Türk resminde getirdikleri bu çizgisel yorumun dışında; çizginin benim resim anla yışımda ki, yerini vurgulamaya çalıştım. Çalışmalarımda görülen leke, figür ilişkisindeki çizgisel yoru munu anlatarak, çizginin benim içinde önemli bir ifade aracı oldu ğunu kanıtlamak istedim. Figüratif ve soyut eğilimler içerisinde, üs lup çalışmalarımdafafklflâşâhçizgiyi. yeni boyutlara yönelterek çalış malarımı geliştirme çabası içerisindeyim.
Description
Tez (yüksek lisans) –Ondokuz Mayıs Üniversitesi, 1997
Libra Kayıt No: 31833
Libra Kayıt No: 31833
Citation
WoS Q
Scopus Q
Source
Volume
Issue
Start Page
End Page
88
