Publication:
Moleküler Karyotipleme Yöntemi ile Di-George Sendromu Tanılı Hastaların Fenotip ve Genotip İlişkilerinin Değerlendirilmesi

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Amaç: Çalışmamızın amacı, Mart 2011 ile Ağustos 2023 tarihleri arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Çocuk Genetik Kliniğine başvuran ve FISH yöntemi ile Di-George sendromu tanısı konulan çocukların genotip ve fenotip ilişkisini ARRAY-CGH (moleküler karyotip) yöntemi ile değerlendirmektir. Hasta ve Yöntem: Çalışmaya Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi 29.05.2024 tarih ve 2024/207 sayılı etik kurul onayı alındıktan sonra başlanmıştır. Retrospektik tanımlayıcı bir çalışmadır. Bulgular: Çalışmaya dahil edilen 23 hastadan 9'u kız, 14'ü erkektir. Tanı yaşı 2 ay ile 20 yaş arasında değişmekte olup, ortalama tanı yaşı 8,43±7,03 yıldır. Hastaların en sık başvuru nedeni dismorfizm (%52.17) ve konjenital kalp hastalığıdır (%43.4). En sık KKH olarak konotrunkal kalp anomalisi (%50) saptanmıştır. Hastalarda en sık tanımlanmış dismorfik bulgu kulak şekli bozukluklarıdır (16 hasta, %69,5). Mortalite oranı %21.7 (n=5) olarak saptanmıştır. 22q11.2 delesyonu FISH analizi ile saptanmış 23 hastadan 16'sında ARRAY yöntemi ile ileri genetik inceleme yapılarak delesyon tipleri saptanmıştır. 16 hastanın 14'ünde (%87.5) 2,5- 3 Mb LCR A-D bölgesini içeren tipik delesyon saptanmıştır. En sık 2,5 MB büyüklüğünde delesyon saptanmıştır. Yalnız 2 hastada klasik LCR A-D bölgesinden daha geniş delesyon saptanmıştır ancak bu hastaların klinik bulguları açısından klasik delesyonlu hastalardan fark gözlenmemiştir. 1,5 MB'lik delesyonu olan 2 olguda palatal bulgu ve gelişimsel gerilik saptanmamıştır. Sonuç: Çalışmamız, 22q11.2 delesyon sendromlu hastaların demografik, klinik ve genotipik özelliklerini kapsamlı bir şekilde ele almıştır. 1,5 MB'lik delesyonu olan olgularda klinik bulgular daha az olmakla birlikte klasik fenotipik bulgular arasında fark gözlenmemiştir. Elde edilen bulgular, delesyon büyüklüğü ve genetik değişikliklerin fenotipik çeşitliliği etkileyebileceğini göstermektedir. Hastaların tanı ve tedavi süreçlerinde bu genetik ve fenotipik verilerin dikkate alınması, bireyselleştirilmiş yaklaşımların geliştirilmesine katkı sağlayabilir. Anahtar Kelimeler: DiGeorge Sendromu, Genotip-Fenotip İlişkisi, Array
Aim: Our study aims to evaluate the genotype-phenotype correlation of children diagnosed with DiGeorge syndrome through the FISH method who were referred to the Pediatric Genetics Clinic of Ondokuz Mayıs University between March 2011 and August 2023, using the ARRAY-CGH (molecular karyotyping) method. Patients and Methods: The study commenced after obtaining ethical approval from the Ethics Committee of Samsun Ondokuz Mayıs University Medical Faculty on 29.05.2024 with the approval number 2024/207. This is a retrospective descriptive study. Results: Among the 23 patients included in the study, 9 were female, and 14 were male. The age of diagnosis varies between 2 months and 20 years, and the average age of diagnosis is 8.43±7.03 years. The most common reasons for referral were dysmorphism (52.17%) and congenital heart disease (43.4%). The most frequently identified congenital heart disease was conotruncal heart anomaly (50%). The most common dysmorphic finding identified in patients was ear shape abnormalities (16 patients, 69.5%). The mortality rate was found to be 21.7% (n=5). Advanced genetic analysis via the ARRAY method was performed on 16 out of 23 patients with 22q11.2 deletion detected by FISH analysis, identifying the types of deletions. A typical deletion including the 2.5-3 Mb LCR A-D region was detected in 14 out of 16 patients (87.5%). The most common deletion size identified was 2.5 MB. Only 2 patients had an extended deletion from the classical LCR A-D region, but no difference was observed in their clinical findings compared to those with a classical deletion.No palatal findings or developmental delay were detected in 2 cases with a 1.5 MB deletion. Conclusion: Our study comprehensively addresses the demographic, clinical, and genotypic characteristics of patients with 22q11.2 deletion syndrome. While clinical findings were less pronounced in cases with a 1.5 MB deletion, no differences were observed in classical phenotypic findings. The findings suggest that the size of the deletion and genetic variations may affect phenotypic diversity.Considering these genetic and phenotypic data in patients' diagnosis and treatment processes may contribute to the development of individualized approaches. Keywords: DiGeorge Syndrome, Genotype-Phenotype Correlation, Array

Description

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

75

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By