Publication:
Moskova'daki Kırgız İşçi Göçmenlerin Sosyo-kültürel ve Dini Hayatları

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Bu çalışma, Moskova'da yaşayan ve çalışan Kırgız işçi göçmenlerin göç süreci içerisindeki sosyo-kültürel ve dini hayatlarını anlamayı ve açıklamayı hedeflemiştir. Araştırma, göçmenlerin bu süreçte sosyo-kültürel ve dini hayatlarının nasıl şekillendiğini, ne tür imkânlara sahip olduklarını ve karşlaştıkları temel sorunları ortaya koymayı amaçlamaktadır. Bu doğrultuda, araştırma tasarımı açısından pozitivist paradigmaya dayanmış olup keşfedici ve nicel desen üzerinden hareketle betimsel ve ilişkisel bir yaklaşım benimsenmiştir. Araştırmanın örneklem grubunu Moskova'da çalışma amaçlı olarak bulunan Kırgız işçi göçmenler oluşturmuş; 417 kişiye anket uygulanmıştır. Elde edilen bulgular, Kırgız işçi göçmenlerinin çalışma koşullarında ve gelir düzeylerinde belirli bir artış yaşandığını göstermektedir. Bununla birlikte, sosyal uyum ve entegrasyon süreçlerinin zayıf kaldığı, göçmenlerin büyük ölçüde topluma entegre olamadıkları tespit edilmiştir. Örneklemin önemli bir kısmı, Rus toplumunda dışlandıklarını, ırkçılık ve ayrımcılığa maruz kaldıklarını belirtmiş; bu durumun, hak ve hukuklarını yeterince koruyamamalarıyla birleşerek yaşamlarını daha da kırılgan hale getirdiği anlaşılmıştır. Araştırma ayrıca, göçmenlerin sosyal sermayelerinin sınırlı olduğunu ortaya koymuştur. Sivil toplum kuruluşlarına üyelik oranlarının oldukça düşük ve bu kuruluşların düzenlediği etkinliklere katılım düzeyinin de zayıf olduğu belirlenmiştir. Göçmenlerin sosyal dayanışma ağlarının daha çok akrabalık, hemşehrilik ve arkadaşlık ilişkileri etrafında şekillendiği; resmi ya da kurumsal düzeyde örgütlenme konusunda ise düşük bir motivasyon içinde oldukları ortaya konulmuştur. Ayrıca büyük çoğunlunun Rusya'da kalma niyetinin olmadığı, kalıcı değil geçici göç karakteri gösterdikleri, çocuklarının geleceğini ise çoğunlukla Kırgızistan'da görmek istediklerini belirtmeleri dikkat çekici bulgu olmuştur. Dini hayat açısından ise katılımcıların tamamına yakınının İslam dinine bağlı olduğu, ancak dini bilgi düzeyleri ve dindarlık algılarının genel olarak düşük-orta düzeyde kaldığı görülmüştür. İman esaslarına inanma güçlü olmakla birlikte ibadet pratiklerinin genel olarak düşük seviyede olduğu, buna karşın Ramazan orucu, sadaka, dua gibi bazı ibadetlerin pratikte en yaygın şekilde gerçekleştirildiği tespit edilmiştir. Ayrıca helal gıda konusunda hassas davrandıkları, göç sürecinin dini hayatı genelde olumsuz etkilediği, Moskova'daki cami ve dini etkinliklerin yetersiz olduğu, dini liderlerle iletişimin sınırlı kaldığı ve dini soru(n)lar karşısında internetin ilk başvuru kaynağı olarak öne çıktığına dair veriler, Moskova'daki dini hayatın koşullarını yansıtan önemli bulgular arasında yer almıştır.
This study aims to explore and explain the socio-cultural and religious lives of Kyrgyz labor migrants residing and working in Moscow within the context of their migration experience. Specifically, it seeks to identify how migrants' socio-cultural and religious lives are shaped throughout this process, what opportunities they have access to, and the key challenges they encounter. Methodologically, the research is grounded in a positivist paradigm, adopting a descriptive and correlational approach with an exploratory and quantitative design. The sample group consisted of Kyrgyz labor migrants working in Moscow, and survey data were collected from 417 participants. The findings indicate that Kyrgyz labor migrants have experienced certain improvements in their working conditions and income levels. However, their processes of social adjustment and integration remain weak, and the majority appear unable to become integrated into the broader society. A significant portion of the sample reported feeling excluded from Russian society and exposed to racism and discrimination; combined with their limited ability to protect their rights, this has further exacerbated the vulnerability of their lives. The research also reveals that migrants possess limited social capital. Membership rates in civil society organizations are notably low, and participation in their activities is minimal. Instead, social solidarity networks are predominantly shaped around kinship, compatriot ties, and friendships, while motivation for formal or institutional organization remains weak. Another striking finding is that the vast majority of migrants do not intend to remain in Russia permanently; rather, they exhibit patterns of temporary migration, with many expressing the wish for their children's future to be in Kyrgyzstan. In terms of religious life, it was observed that nearly all participants identified with Islam; however, their level of religious knowledge and perception of religiosity generally remained at a low to moderate level. While belief in the fundamental principles of faith appeared strong, religious practices were generally limited, with Ramadan fasting, almsgiving (sadaqah), and prayer being the most commonly observed rituals. Furthermore, findings revealed that participants displayed particular sensitivity regarding halal food, that the migration process generally had a negative impact on their religious life, that mosques and religious activities in Moscow were insufficient, that communication with religious leaders remained limited, and that the internet emerged as the primary source of reference in the face of religious questions or issues. These findings stand out as significant indicators reflecting the conditions of religious life in Moscow.

Description

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

350

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By