Publication:
Çok Düşük Doğum Ağırlıklı Bebeklerde İşitme Kaybı Sıklığı ve Risk Faktörleri

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Doğumsal işitme kaybı olan çocuklar erken tanı alıp, tedavi edilirlerse, sosyal, dil ve zeka gelişimleri normal işiten bireylere yakın olur. Bu nedenle tüm dünyada işitme ölçümleri tarama programı haline gelmeye başlamıştır. Riskli bebeklerde doğumsal işitme kaybı daha sık görülmekle birlikte, doğumsal işitme kaybı olan bebeklerin sadece %50'sinde risk faktörü saptandığı da bir gerçektir. İşitme kaybı açısından tanımlanmış risk faktörleri; ailede kalıtsal çocukluk çağı sensörinöral işitme kaybı öyküsü, intrauterin enfeksiyonlar (CMV, rubella, sifilis, herpes ve toksoplazma), kraniofasiyal anomali (kulak kepçesi ve kulak kanalının morfolojik anormallikleriyle ilişkili),1500 gramdan düşük doğum ağırlığı, kan değişimi gerektiren düzeyde hiperbilirubinemi, ototoksik ilaç kullanımı (aminoglikozidler, kıvrım diüretikleri), bakteriyel menenjit, Apgar skorunun birinci dakikada 0-4 ya da beşinci dakikada 0-6 olması, beş gün ya da daha uzun mekanik ventilatörde kalma, sensörinöral ve/veya iletim tipi işitme kaybıyla ilişkili sendromların bulgularının olmasıdır. Doğum ağırlığı 1500 gram altındaki bebekler mekanik ventilasyonda daha uzun kalma, daha sık ototoksik ilaca maruz kalma ve daha yüksek serum bilirubin düzeyleri gibi birden çok risk faktörüne maruz kaldıklarından, işitme kaybı açısından özel bir grubu oluşturmaktadır. Bu çalışmada 'Yenidoğan İşitme Taraması' (YEDİT) programı kapsamında 1 Ocak 2006- 31 Aralık 2012 tarihleri arasında Ondokuz Mayıs Üniversitesi Tıp Fakültesi Odyoloji Anabilim Dalı'nda işitme taraması yapılan 9,171 yenidoğan arasından, doğum ağırlığı 1500 g ve altında olanlardaki işitme kaybı sıklığının ve risk faktörlerinin belirlenmesi amaçlanmıştır. Üniversitemizde doğan, üniversitemiz yenidoğan yoğun bakım ünitesine sevk edilen, ya da şehir içi/dışı diğer hastanelerden üniversitemize gelen tüm bebeklere işitme taraması yapılmıştır. Belirtilen tarihler arasında 504 bebek (tüm taranan bebeklerin %5'i) ≤ 1500 g doğmuştu. 504 yenidoğandan on birinde (% 2.1) işitme kaybı saptandı: Bir hastada (% 9) bilateral çok ileri, dört hastada (%36) bilateral ileri, iki hastada (% 18) bilateral orta, bir hastada (% 9) hafif derecede, bir hastada (%9) bir kulakta çok ileri diğer kulakta orta derecede, bir hastada (% 9) bir kulakta orta derecede işitme kaybı, diğer kulak normal, bir hastada (%9) bir kulakta ileri derecede işitme kaybı, diğer kulak normal saptandı. İşitme kaybı olan yenidoğanlar risk faktörleri açısından incelendiğinde: %10'unda menenjit, %20'sinde üçten fazla risk faktörü (akrabalık+entübasyon+menenjit), %20'sinde endotrakeal entübasyon öyküsü vardı (%50'si 1 haftadan az, %50'si 1 haftadan fazla entübe kalmıştı). İşitme kaybı olan bebeklerin %50'sinde (çok düşük doğum ağırlığı dışında) risk faktörü saptanmadı. İşitme kaybı saptanan beş hastaya (%45) işitme cihazı takıldı. İşitme cihazı takılan hastaların dördünde bilateral ileri derecede, birinde bilateral orta derecede işitme kaybı mevcuttu. İşitme cihazı bir hastaya 8, bir hastaya 9, iki hastaya 10 aylıkken, bir hastaya da 12 aylıkken takıldı. Böylelikle tarama programına alınan çok düşük doğum ağırlıklı bebeklerden yaklaşık %1'i cihazlanmış oldu. İşitme kaybı olan bebeklerin erken dönemde tanınıp tedavi edilmesi, bu bebeklerin uzun dönem nörogelişimlerini olumlu etkileyeceğinden, tarama programlarına kesintisiz devam edilmesi ve hem ailelerin hem de sağlık çalışanlarının bu konuda bilgilendirilmesi büyük önem taşımaktadır.
When congenital hearing loss is diagnosed early, social, language and mental development become comparable with individuals with normal hearing. Therefore, routine screening programs for hearing measurements have started to become an inexpensive and universal method to offer coverage for all neonates. Congenital hearing loss is observed frequently in infants with high risk but risk factors were only identified in fifty percent of infants with congenital hearing loss. Risk factors associated with hearing loss are: Family history of hereditary childhood sensorineural hearing loss, intrauterine infections (CMV, rubella, syphilis, herpes simplex virus and toxoplasmosis), craniofacial abnormalities (abnormalities of the pinna and ear channel morphology), birth weight < 1500 grams, high serum bilirubin levels requiring exchange transfusion, ototoxic drugs (aminoglycosides, loop diuretics), bacterial meningitis, first minute Apgar score 0-4 or 5 th minute 0-6, five days or longer mechanical ventilation, the features of syndromes associated with sensorineural and / or transmission hearing loss. Since infants with birth weight <1500 grams are exposed multiple risk factors such as long term mechanical ventilation, ototoxic drugs and higher serum bilirubin levels, these babies constitute a special group for hearing loss. Under the 'Neonatal Hearing Screening Programme' (Yenidoğan İşitme Taraması, YEDİT), between 1 January 2006 - 31 December 2012, hearing screening was performed in 9,171 newborns, in Ondokuz Mayıs University Faculty of Medicine in the Audiology Department. The aim of this study was to identify the prevalence and risk factors for hearing loss in babies with birth weight ≤ 1500g. Hearing screening has been performed in babies born in our university clinic, referred to our neonatal intensive care unit, or referrals from other hospitals. During the study period, 504 infants (5% of all screened infants) with birth weight <1500 g were identified. Hearing loss was detected in 11 patients (2.1%) out of 504 screened newborns. One patient (9%) had bilateral profound, four patients (36%) had bilateral severe two patients (18%) had bilateral moderate hearing loss, one patient (9%) had mild hearing loss. One patient (9%) had one ear profound in the other ear moderate hearing loss, one patient (9%) had one ear with moderate hearing loss, the other ear was normal. In one patient (9%) severe hearing loss was identified in one ear, the other ear was normal. When the risk factors were analyzed in newborns with hearing loss; 10% had history of meningitis, 20% had three or more risk factors (consanguinity + intubation + meningitis), 20% had history of intubation (50% intubated less than 1 week, 50% intubated more than 1 week ). 50% of infants with hearing loss had no pre-identified risk factor. In our study, 5 patients with hearing loss (45%) was fitted with hearing aids. Four of these patients had bilateral severe and one patient had bilateral moderate hearing loss. Hearing aids was fitted to one patient at 8 months, 1 patient at 9 months, two patients at 10 months, 1 patient was fitted at 12 months of age. Accordingly, 1% of VLBW infants had been supplied with fitting aids in this screening program. Early recognition and treatment of infants at risk will positively affect the long-term neurodevelopment. So, screening programs should be uninterrupted and both families as well as health care workers should be informed on this subject with utmost importance.

Description

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Volume

Issue

Start Page

End Page

67

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By