Publication:
Ahkâmü'l-kur'ân Literatürünün Erken Dönem Tefsir Literatüründen Ayrışmasının Bir Örneği Olarak Bedenî İbadetler

Loading...
Thumbnail Image

Date

Journal Title

Journal ISSN

Volume Title

Publisher

Research Projects

Organizational Units

Journal Issue

Abstract

Bu makalede, bedenî ibadetler konusuna delil getirilen ayetler erken dönem-ahkâmü’l-Kur’ân literatürü mukayese edilerek incelenmiştir. Erken dönem literatürü; hicri ikinci ve üçüncü asırlarda telif edilen, günümüze göre en eski, elimizdeki dilbilimsel tefsirler ve rivayet tefsirleriyle ahkâmü’l-Kur’ân literatürü de hicri dördüncü asrın başından hicri yedinci asrın sonuna kadar olan zaman diliminde yazılan ahkâmü’l-Kur’ânlar ile sınırlandırılmıştır. Makalenin genelinde akademik yazım yöntemlerinden deskriptif (betimleyici), karşılaştırma ve tartışma yöntemleri kullanılmıştır. Söz konusu dilbilimsel tefsirlerin ve rivayet tefsirlerinin Kur’an’ın sözsel anlamlarını buna mukabil ahkâmü’l-Kur’ânlar’ın onun metinsel anlamlarını daha çok içermesi nedeniyle her iki literatürü spesifik bir konu özelinde mukayese etmek ve bu suretle aralarında gerçekleşen dönüşümü ortaya koymak ise makalenin başlıca amacı olarak belirlenmiştir. Mezkur hedefe sistemli bir biçimde ulaşabilmek için makale temelde iki kısma ayrılmıştır. İlk alt başlıkta müfessir fakihlerce setr-i avret, cehrî namazda imamı dinleme zorunluluğu, tilâvet secdesi, mushafa abdestsiz şekilde/muhdes halde dokunma ve necasetten temizlik konularında delil getirilen -sırasıyla- A‘râf 7/31, A‘râf 7/204, Meryem 19/58, Vâkıa 56/79 ve Müddessir 74/4 ayetlerinin erken dönem tefsir literatüründe bahsi geçen istikamette değerlendirilip değerlendirilmediği ele alınmıştır. Diğer alt başlıktaysa erken dönem-ahkâmü’l-Kur’ân literatürü mukayesesinin ortaya konabilmesi için aynı ayetlerin ahkâmü’l-Kur’ân literatüründe nasıl değerlendirildiği ele alınmıştır. Bu bağlamda; Müddessir 74/4 ayeti erken dönem tefsir literatüründe Allah rasulünün vahiy tecrübesiyle tanıştığı zamanlarda yaşadığı psikolojik durumu anlatan tahlillerle tefsir edilmiştir. Söz konusu tahlillerde artık onu ağır bir sorumluluğun beklediği, elbisesine/kendine çekidüzen vererek risalet görevine başlaması gerektiği beyan edilmiştir. Aynı ayet, ahkâmü’l-Kur’ân tefsirlerinde necâsetten tahâret (namaz kılınacak yerin ve elbisenin temiz olması gerekliliği) konusunda Hz. Peygamber’den nakledilen hadislerden de destek alınmak suretiyle bir argüman olarak yorumlanmıştır. Vâkıa 56/79 ayetinde yer alan “mutahherûn” sözcüğü erken dönem dilbilimsel tefsirlerde melekler, şerefli elçiler ve temiz ruhânî varlıklar istikametinde anlaşılmıştır. Bu yöndeki bir anlamanın kelimenin temel sözlük anlamlarından ve ayetin iç bütünlüğünden hareketle ortaya çıktığı ifade edilmiştir. İlgili ayet ahkâmü’l-Kur’ân telifatında mushafa abdestsiz/muhdes halde dokunmanın, onu ele almanın haramlığı doğrultusunda kabul görmüştür. Meryem 19/58 ayeti erken dönem tefsir literatüründe peygamberlerin Allah’ın kelâmını işittiklerinde saygıdan eğilmeleri, secde etmeleri hatırladıklarında ağlamaları şeklinde tefsir edilmiştir. Yüce Allah tarafından bu ayette “eğilme, yere kapanma, secde” eylemlerinin ibadet yönüne vurgu yapılmadığı bilakis Allah’a ve onun sözlerine saygı hususunda genel bir perspektifin sunulduğu beyan edilmiştir. Aynı ayet ahkâmü’l-Kur’ân eserlerinde Hz. Peygamber’den nakledilen hatırı sayılır miktarda hadis rivayetleriyle harmanlanıp tilâvet secdesi konusunda bir argüman olarak yorumlanmıştır. A‘râf 7/31 ayetiyle ilgili yorumlar, Kur’an’ın sözsel/lügavî anlamlarının ağırlıkta olduğu erken dönem tefsirlerinde müşriklerin Câhiliye’den kalma hac ve tavaf ibadetlerine dair rivayetler etrafında şekillenmektedir. İlgili ayetin tefsirinde müşriklerin Kabe’yi çıplak biçimde tavaf ettiklerine ait rivayet referanslı açıklamalara yer verilmektedir. Kur’an’ın metinsel manalarını içeren ahkâmü’l-Kur’ân tefsirlerindeyse ayetin bütünü üzerinde i‘mâl-i fikr edilmek suretiyle ayet; namazda bedenin örtülmesi, setr-i avret (belirli vasıfta ve miktarda elbise olmadan namazın geçerli sayılmayacağı) meselelerine bir dayanak kabul edilmiştir. A‘râf 7/204 ayetinde yer alan “festemi‘û lehû” ve “veensıtû” emirleri erken dönem tefsir literatüründe şöyle tefsir edilmiştir: Ayetteki emirlerin muhatabı müşriklerdir. Onlara Kur’an’ın insanlar üzerindeki tesirini engelleyemeyecekleri bildirilmekte, hidayet çağrısına kulak vermeleri ve Kur’an okunduğunda onu ses çıkarmadan dinlemeleri emredilmektedir. A‘râf suresinin aynı ayeti birkaç asır sonra kaleme alınan ahkâmü’l-Kur’ân literatüründeyse mü’minlerin cehrî namazda kıraat etmeden imamın kıraatini dinlemeleri gerektiği şeklinde yorumlanmıştır. Sonuç olarak; müfessir fakihlerin ilk üç ayeti hadislerdeki sarih bilgilerden destek alarak genişletmeleri tefsirde nesnel anlamların öncelenmesi ve hedeflenmesi faaliyetlerine katkıda bulunmuştur. Öte yandan dış bağlama riayet edilmemesinden dolayı son iki ayet hakkında üretilen yorumlarda murâd-ı ilâhîyi yakalama hususunda çok da isabet edilememiştir.

Description

Keywords

Citation

WoS Q

Scopus Q

Source

Rize İlahiyat Dergisi

Volume

Issue

28

Start Page

139

End Page

153

Endorsement

Review

Supplemented By

Referenced By