Publication:
Çevrenin Ceza Hukukuyla Korunması Kapsamında ‘Gürültü’

dc.contributor.authorGül, Yağmur Temiz
dc.date.accessioned2025-12-11T01:44:56Z
dc.date.issued2024
dc.departmentOndokuz Mayıs Üniversitesien_US
dc.department-tempOndokuz Mayıs Üniversitesien_US
dc.description.abstractÇevre hakkının, bir insan hakkına dönüşmesi kolay olmamıştır. İnsanlığın, çevrenin korunması gerektiği konusunda aydınlanması ve ülkelerin çevreyi koruma amacıyla hukuki düzenlemeler yapmasıyla süreç gelişmiştir. Son geldiğimiz noktada ise artık çevreye karşı işlenen suçlar, ceza hukuku içerisinde önemli bir başlık olarak değerlendirilmektedir. Çevrenin korunması için öncelikle çevreyi oluşturan unsurlarının kirletilmemesi ve bozulmaması, yok edilmemesi gerekir. Çevrenin ceza hukukuyla korunması gerektiği bilinci ve ülkelerin ceza hukuklarında bu tür düzenlemelerin yer alması, yakın tarihli bir gelişme olarak kabul edilebilir. Ceza hukukunda klasik olarak tanımlanan suçlara göre çevre suçlarının düzenlenmesi kolay olmamıştır. Suçların hem tanımı hem de yargılama süreci oldukça karmaşıktır. Yargılama sürecinde görev alan hukukçuların ve kolluğun özel bir uzmanlık gerektiren çevre kirliliği konusunda yeterli bilgi birikiminde olmaması ise süreci daha karmaşık hale getirir. Çevre kirliliğinin bir nedeni olarak kabul edilen gürültü kirliliği ise insan sağlığı üzerinde, olumsuz sonuçlar doğuran önemli bir sorundur. Hayatımızın her alanında var olan seslerin, birleşerek rahatsız edici boyuta ulaşması gürültü olarak tanımlanır. Gürültü ile mücadele edebilmek ve gürültünün meydana getirdiği zararlı sonuçları en aza indirebilmek için ülkeler mevzuatlarında düzenlemeler yapmışlardır. Gürültüyle mücadelede ülkemizde Türk Ceza Kanunu’ nda gürültüye neden olma suçu (m. 183) bulunur. Gürültüye neden olma suçu ile çok fazla karışabilen ancak gürültüye sebep olma suçundan bazı temel unsurları içermesi sebebiyle ayrılan diğer suç ise huzur ve sükûnu bozma suçu (m.123) dur. Ayrıca başka kanunlarda da gürültüyü önlemeye yönelik düzenlenen kabahatler mevcuttur. Bahsi geçen gürültü kabahatlerinin başlıca olanları ise Çevre Kanunu’nun 14. Maddesinde ve Kabahatler Kanunu’nun 36. Maddesinde düzenlenen gürültü kabahatidir. Çalışmamız, ulusal ve küresel boyutta gürültü düzenlemelerini ve ceza hukukuyla mücadelenin etkinliğini incelemektedir.en_US
dc.identifier.doi10.54704/akdhfd.1566987
dc.identifier.endpage829en_US
dc.identifier.issn2147-3854
dc.identifier.issue2en_US
dc.identifier.startpage781en_US
dc.identifier.trdizinid1295560
dc.identifier.urihttps://doi.org/10.54704/akdhfd.1566987
dc.identifier.urihttps://search.trdizin.gov.tr/en/yayin/detay/1295560/cevrenin-ceza-hukukuyla-korunmasi-kapsaminda-gurultu
dc.identifier.urihttps://hdl.handle.net/20.500.12712/45860
dc.identifier.volume14en_US
dc.institutionauthorGül, Yağmur Temiz
dc.language.isotren_US
dc.relation.ispartofAkdeniz Üniversitesi Hukuk Fakültesi Dergisien_US
dc.relation.publicationcategoryMakale - Ulusal Hakemli Dergi - Kurum Öğretim Elemanıen_US
dc.rightsinfo:eu-repo/semantics/openAccessen_US
dc.titleÇevrenin Ceza Hukukuyla Korunması Kapsamında ‘Gürültü’en_US
dc.typeArticleen_US
dspace.entity.typePublication

Files